Anadolu'nun Kadim Yerleşimi: Alişar Höyüğü
Alişar Höyüğü, Yozgat ilinin 45 km güneydoğusunda, Sorgun ilçesine bağlı Alişar köyünün kuzeyinde konumlanan tarihi bir arkeolojik sit alanıdır. 520x350 metre boyutlarında ve 30 metre yüksekliğindeki bu devasa yapı, Anadolu'nun en büyük höyükleri arasında yer almaktadır. Höyükteki yerleşim izleri Neolitik Dönem'den başlayarak Kalkolitik, Tunç Çağı ve Hitit dönemleri boyunca kesintisiz sürmüş ve Frig dönemine kadar ulaşmıştır. Ayrıca alanda Geç Roma veya Bizans dönemine ait bir kilisenin kalıntıları da bulunmuştur.
Neolitik Dönem'den Hitit İmparatorluğu'na
Neolitik Dönem'de bir gölün ortasında yer alan ve sadece höyük sınırları içinde kalan yerleşim, Kalkolitik Çağ'da gölün kurumaya başlamasıyla höyüğün dışına doğru yayılmıştır. Erken Tunç Çağı'nda kapıları olan büyük savunma surları ile çevrelenerek bölgenin en önemli kenti haline gelmiştir. MÖ 2000-1500 yılları arasında Hititler döneminde ise alt şehir yerleşime açılmış; surlar, kuleler, geniş kale kapıları ve yeraltı yolları ile savunması güçlendirilerek büyük bir şehir kimliğine bürünmüştür.
Asur Ticaret Kolonileri Dönemi ve Tabletler
MÖ 2. binyılda Alişar Höyüğü, tıpkı güneyindeki Kaniş (Kültepe) gibi Asurlu tüccarların uğrak noktası olan önemli bir ticaret merkezine dönüşmüştür. Bölgede yürütülen kazılarda Eski Asurca yazılmış Kapadokya tipinde 53 çivi yazılı tablet bulunmuştur. Bu tabletler, kentin o dönemki ticari ve sosyal yapısına dair önemli belgeler sunmaktadır. Şehir daha sonra tahrip olmuş ve bu yıkımın yarı efsanevi Hitit kralı Anitta'nın istilası sonucu gerçekleştiği düşünülmektedir.
Arkeolojik Kazılar ve Keşifler
Alişar Höyüğü'ndeki ilk sistemli kazı çalışmaları, 1927-1932 yılları arasında Chicago Üniversitesi Doğu Bilimleri Enstitüsü adına Hans Henning von der Osten başkanlığındaki bir ekip tarafından yürütülmüştür. Uzun bir aranın ardından 1992 yılında Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri Projesi kapsamında Ronald Gorny idaresinde kazılar tekrar başlatılmıştır. Alişar kazılarından çıkarılan değerli arkeolojik buluntular ve tarihi eserler günümüzde Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi bünyesinde sergilenmektedir.