Akdeniz'in Tarih Kokan Yarımadası: Alanya
Türkiye'nin güney sahillerinde, Antalya iline bağlı önemli bir turizm merkezi olan Alanya, stratejik konumuyla Akdeniz kıyılarında küçük bir yarımada şeklinde uzanmaktadır. Kuzeyini görkemli Toros Dağları'nın çevrelediği ilçenin yüzölçümü 1.577 km² olup, deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 18 metredir. Antalya il merkezine 154 kilometre uzaklıkta bulunan bu eşsiz coğrafya, kışları ılık ve yazları sıcak geçen tipik Akdeniz iklimine sahiptir. 2012 yılında faaliyete geçen Alanya Gazipaşa Havalimanı'na sadece 45 kilometre mesafede yer alan bölge, elverişli sıcak iklimi sayesinde yıl boyunca pek çok sportif ve kültürel faaliyete ev sahipliği yapmaktadır.
Çağlar Boyunca Değişen İsimler ve Etimolojik Köken
Alanya, tarihi seyir boyunca farklı medeniyetler tarafından çeşitli isimlerle anılmıştır. Şehrin antik dönemdeki ismi olan Latince Coracesium veya Yunanca Korakesion, Luvi dilinde "uç/çıkıntılı şehir" anlamına gelen Korakassa kelimesinden türetilmiştir. Bizans egemenliği döneminde ise Yunanca "güzel/hoş dağ" anlamını taşıyan Kalonoros veya Kalon Oros adı kullanılmıştır. Selçuklu fethinin ardından Sultan I. Alaeddin Keykubad'ın ismine atıfla "Alaaddin'in şehri" manasına gelen Alâiye ismi tercih edilmiştir. 13. ve 14. yüzyıllarda İtalyan tüccarlar kenti Candelore veya Cardelloro olarak adlandırırken, bugünkü Alanya adı ise Mustafa Kemal Atatürk'ün ziyareti sonrasında Çanakkale üzerinden çekilen bir telgraftaki yazım hatasıyla doğmuş ve Resmi Gazete'de yayımlanarak resmileşmiştir.
Paleolitik Çağ'dan Roma İmparatorluğu'na Uzanan Tarih
Bölgedeki ilk insan yerleşimlerinin geçmişi, 1957 yılında keşfedilen Kadıini Mağarası araştırmalarına göre günümüzden yaklaşık 20 bin yıl öncesine, Üst Paleolitik Döneme kadar dayanmaktadır. Antik Çağ'da Pamfilya ile Kilikya sınırında yer alan kent hakkında Herodot, bölge halkının Truva Savaşı sonrasında Anadolu'ya dağılan toplulukların soyundan geldiğini belirtir. MÖ 4. yüzyılda Pers istilasına uğrayan şehir, daha sonra korsanların korunaklı bir sığınağı haline gelmiştir. MÖ 139'da Seleukos İmparatorluğu tarafından istila edilmesine rağmen korsan barınağı olma özelliğini sürdüren kent, nihayet MÖ 65 yılında Romalı general Gnaeus Pompeius Magnus tarafından Roma İmparatorluğu topraklarına katılmıştır.
Selçuklu'nun Kışlık Başkenti ve Osmanlı Dönemi
Bizans'ın ardından 1221 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından fethedilen kent, sultanın kışlık başkenti ilan edilerek en parlak günlerini yaşamıştır. Bugün Alanya'nın simgesi olan tarihi Alanya Kalesi, görkemli Kızıl Kule ve deniz kıyısındaki tarihi tersane bu dönemde inşa edilmiştir. Selçukluların dağılmasıyla 1300'lerde Karamanoğlu Beyliği egemenliğine giren Alâiye, 1427 yılında Mısır Memluk Sultanlığı'na satılmış; nihayet 1471 yılında Fatih Sultan Mehmet'in komutanlarından Gedik Ahmet Paşa tarafından Osmanlı İmparatorluğu topraklarına dahil edilmiştir. Günümüzde hem zengin tarihi mirası hem de Türkiye'nin turizm sektöründeki yüzde dokuzluk payı ile Akdeniz'in en seçkin duraklarından biridir.