Osmaniye ilinin Kadirli ilçe merkezinde, Savrun çayı'nın doğusunda yer alan Alacami, asırlara meydan okuyan benzersiz mimari yapısıyla bölgenin en önemli tarihi sembollerinden biridir. İlk olarak 5. yüzyılda bir Bizans kilisesi ve manastır kompleksi olarak inşa edilen bu görkemli yapı, hem Hristiyanlık hem de İslamiyet dönemlerinin mimari ve kültürel izlerini bünyesinde harmanlayan köklü bir ibadethanedir.
Tarihçe ve Camiye Dönüştürülme Süreci
Kent 1489 yılında Dulkadiroğlu Kasım Bey tarafından ele geçirilince, bu tarihi kilise yapısı cami ve medrese haline getirilmiştir. Dulkadiroğlu Kasım Bey, camiye babasının adını ithaf ederek burayı Alaüdevle Mescidi olarak adlandırmıştır. Zaman içerisinde bu isim halk arasında kısalarak günümüzde bilinen şekliyle Alacami adını almıştır. Yapı, yüzyıllar boyunca bölgedeki inanç turizminin ve ibadet hayatının merkezi konumunu korumuştur.
Osmaniye Ordu Deposundan Günümüz Restorasyonlarına
Uzun süre cami olarak hizmet veren tarihi bina, 19. yüzyıla gelindiğinde bir Osmanlı ordu deposu olarak kullanılmıştır. Tarihler 1865 yılını gösterdiğinde ise kapsamlı bir restorasyondan geçirilerek yeniden cami olarak halkın hizmetine sunulmuştur. 20. yüzyılın büyük bir bölümünde kullanım dışı kalan Alacami, tarihi dokusunun korunması amacıyla 2012 ile 2020 yılları arasında titiz bir restorasyon çalışmasına tabi tutulmuş ve çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte yeniden ibadete açılmıştır.
Mimari Özellikler ve Çevresi
Boyutlar ve İslami Dönem Eklentileri
Alacami'nin orijinal binası 33x19.5 metrekare boyutlarındadır. Yapıya İslamiyet döneminde eklenen mimber ve minare, eserin cami kimliğini pekiştiren en önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Ayrıca antik döneme dair izleri günümüze taşıyan caminin doğu kısmında geniş bir nekropol alanı bulunmaktadır. Bu nekropol alanı ve çevresindeki kalıntılar, yapının tarihi derinliğini ve arkeolojik değerini gözler önüne sermektedir.