Alabanda Antik Kenti (veya Khrysor Antiokyası), Aydın ilinin Çine ilçesine 9 km uzaklıktaki Doğanyurt köyünde yer alan tarihi bir Karya yerleşimidir. İki yükseltinin arasındaki eyer şeklindeki bir alanda konumlanan şehir, bölgenin koyu renkli mermeri ve garnete benzeyen son derece değerli taşlarıyla tanınmaktadır. Bizanslı Stephanus, Karya coğrafyasında Alabanda adında iki farklı şehir olduğunu ileri sürse de bu iddia başka hiçbir antik kaynak tarafından doğrulanmamaktadır.
Alabanda'nın Efsanevi Kuruluşu ve Kökeni
Efsaneye göre şehir, Karya kahramanı Alabandus tarafından kurulmuştur. Karya dilinde "at" anlamına gelen ala ile "zafer" anlamına gelen banda kelimelerinin birleşiminden oluşan Alabanda ismi, kentin köklü geçmişine ışık tutmaktadır. Tarihçi Herodotos bir eserinde Alabanda'nın Karya yerine Frigya'da olduğunu belirtmiş olsa da aslında aynı şehirden bahsettiği bilinmektedir. Pers asilzadesi Bubares'in oğlu ve Makedonya Kralı I. Amyntas'ın torunu olan Amyntas, kentin kontrolünü Pers Kralı I. Serhas'tan (MÖ 486-465 arası hüküm sürdü) devralmıştır.
Helenistik ve Roma Dönemlerindeki Siyasi Gelişmeler
Erken Selevkos döneminde Alabanda, ekonomik ve savunma bağlarıyla birbirine bağlı yakın şehirlerin oluşturduğu gevşek bir federasyon olan Khrysaor Birliği'nin bir parçasıydı. Kentin barışını koruyan Selevkos Kralı III. Antiochus onuruna şehir, Khrysor Antiochia'sı olarak yeniden adlandırılmıştır. MÖ 201 yılında V. Philip tarafından ele geçirilen kent, MÖ 190 yılındaki Magnesia Savaşı'nda Selevkosların yenilmesinin ardından yeniden Alabanda ismini almıştır. Kısa bir süre sonra Romalılar şehri işgal etmiştir. Cicero'ya göre, Yunanistan'da birçok tanrılaştırılmış insan bulunmaktaydı ve Alabanda'da da kentin kurucusu Alabandus'a tapınılmaktaydı.
MÖ 70'te Roma'nın Anadolu'yu tamamen kontrol altına almasıyla birlikte Alabanda, Asya eyaletinin 21. kenti olarak Roma yönetimine girmiştir. MÖ 48'de Marcus Antonius tarafından Ephesus'un eyalet başkenti yapılması üzerine bölgesel bir merkeze dönüşen kente; Miletos, Priene, Tralleis ve Nysa gibi önemli şehirler bağlanmıştır. MÖ 40'ta isyancı Quintus Labienus bir Part ordusu ile şehri ele geçirmiş, garnizonun kent sakinlerini katletmesinin ardından Part ordusu şehrin hazinelerini yağmalamıştır. Roma İmparatorluğu döneminde bir yargı merkezi (conventus) haline gelen Alabanda, Strabon'un aktardığına göre lüks yaşamı ve ahlaki çöküşüyle ün kazanmıştır. Şehir, MS 3. yüzyılın ortalarına kadar kendi parasını basmaya devam etmiştir.
Bizans ve Türk Egemenliği Dönemindeki Değişim
Bizans İmparatorluğu döneminde Alabanda bir piskoposluk merkezi haline getirilmiştir. Kentin bazı piskoposlarının isimleri, katıldıkları kilise konsülleri sayesinde bilinmektedir. 451 yılındaki Kalkedon Konsili'nde Theodoret, 692 yılındaki Trullo Konsili'nde Constantine, 787 yılındaki İkinci İznik Konsili'nde başka bir Constantine ve 879 yılındaki Fotius'un Konstantinopolis Konsili'nde John yer almıştır. Ayrıca, 518'de Monofizitizm nedeniyle görevden alınan Zeuxis ile yaklaşık 558'den 568'e kadar piskoposluk yapan Yakubi Julian da bilinen din adamlarındandır. Artık yerleşik bir piskoposluk merkezi olmayan Alabanda, bugün Katolik Kilisesi tarafından titular (unvan) piskoposluk olarak listelenmektedir. Kent, XI. yüzyılda Türk egemenliği altına girmiş, daha sonra Haçlı seferleri ile yeniden el değiştirmiştir.
Kentle Anılan Önemli Tarihi Şahsiyetler
Alabanda Antik Kenti, tarih boyunca pek çok önemli ve yetenekli şahsiyete ev sahipliği yapmıştır. İkinci Pers istilası sırasında Alabanda tiranı olan Aridolis, kentin tiranı ve I. Amyntas'ın torunu olan Amyntas, Yunan hatip ve yazar Alabandalı Leon, Yunan hatip Alabandalı Apollonius, Yunan hatipleri olan Alabandalı Menekles ile kardeşi Alabandalı Hierokles, bir diğer ünlü hatip Apollonius Molon, Yunan sahne ressamı Apaturius ve MÖ 217 yılındaki Rafya Savaşı'na katılan Yunan generali Alabandalı Menedemos kentin yetiştirdiği en önemli isimler arasında yer almaktadır.
Görülmeye Değer Arkeolojik Kalıntılar ve Kazılar
Alabanda'nın günümüze ulaşan kalıntıları Çine'nin 8 km batısında yer almaktadır. Yapılan kazılarda kent surları, 36x36 metre ölçülerinde dikdörtgen planlı Geç Helenistik Bouleuterion (konsil evi), tiyatro (Alabanda Tiyatrosu), agora, Roma hamamları, MÖ 3. yüzyılda inşa edilmiş Dor düzenindeki Zeus Khrysaoreus Tapınağı ve anıt mezarlar ortaya çıkarılmıştır. Kentte ilk kazılar 1905-1906 yıllarında Halil Edhem Bey tarafından yapılmıştır. Alabanda antik kentinin arkeoloji dünyasına kazandırılması amacıyla 1999 yılından itibaren Kültür ve Turizm Bakanlığı izinleriyle Aydın Müze Müdürlüğü başkanlığında kazılar sürdürülmektedir. Günümüzde kazı çalışmaları çoğunluğu Atatürk Üniversitesi'nden olan uzman bir ekip tarafından yürütülmektedir.