Akbaş Cephaneliği, Gelibolu Yarımadası'nın doğusunda, Eceabat ilçesine 10 kilometre mesafede, küçük gemilerin demirlemesine uygun bir koyda yer alan tarihi ve stratejik bir ikmal noktasıdır. Çanakkale Savaşı sırasında Gelibolu Yarımadası'ndaki kuvvetlerin ikmal yönünden desteklenmesine elverişli bir konumda bulunan bu depo, Mondros Mütarekesi sonrasında Çanakkale Boğazı'nın işgal edilmesiyle İtilaf Devletleri'nin kontrolüne geçmiştir. Depo içerisinde, Bolşevik İhtilali sonucu Doğu Cephesi'nde ele geçirilen 8.000 tüfek, 40 Rus Maxim ağır makineli tüfeği, 20.000 sandık cephane ve çeşitli askeri malzemeler bulunmaktaydı.
Stratejik Deponun Kurtuluş Savaşı İçin Önemi
İtilaf Devletleri, depodaki bu kritik malzemeleri Rusya'da Kızıl Ordu'ya karşı savaşan Beyaz Ordu (Wrangel Ordusu) birliklerine aktarmayı planlıyordu. Malzemelerin yurtdışına çıkarılacağını öğrenen Kuvâ-yi Milliye cephesinde büyük bir tedirginlik yaşandı. Yunan işgaline karşı kurulan cephelerin acil cephane ihtiyacı ve Anzavur Ayaklanması'nın yarattığı sarfiyat nedeniyle, 61. Ordu komutanı Kazım (Özalp) Bey ve Heyet-i Merkeziye üyesi Köprülülü Hamdi Bey önderliğinde cephaneliğe el konulması fikri kararlaştırıldı.
Akbaş Cephaneliği Baskını Hazırlıkları
Baskın öncesinde istihbarat toplamakla görevlendirilen Dramalı Rıza Bey, yerel köylü kıyafetleriyle bölgede bir hafta çalışarak nöbet noktaları, koğuşlerin yerleri ve telefon hatları gibi güvenlik önlemlerini detaylıca inceledi. Malzemenin taşınması için Lapseki Kaymakamı Hasan Basri Bey'in yardımıyla kayık ve motorlar temin edildi. Baskın planı, eşkıya takibi izlenimi verilmesi, iki adamın asker kaçağı olarak depoya sevk ettirilmesi ve Yüzbaşı Davut Bey'in Türk Muhafız Birliği komutan yardımcısı süsüyle sızması gibi karmaşık hilelere dayanmaktaydı.
26-27 Ocak 1920 Gecesi Gerçekleşen Harekât
26 Ocak 1920 gecesi Dramalı Rıza Bey ve 30 kadar adamı Akbaş Cephaneliği garnizonuna baskın düzenledi. Senegalli sömürge askerlerinin direniş göstermediği operasyonda, koyda bekleyen vapurun çektiği mavna ve kayıklara malzemeler yüklenerek İngiliz devriye gemilerine yakalanmadan Anadolu kıyısına taşındı. Esir alınan sömürge askerleri daha sonra serbest bırakılmak üzere garnizona geri gönderilirken, Köprülülü Hamdi Bey İngiliz komutana garnizonu 200 kişiyle bastığını ve direnme şanslarının olmadığını bildiren bir mektup bıraktı. Kaçırılan silahlar, Yunanları İzmir'den çıkarma amacıyla Soma ile Akhisar arasında yapılacak büyük bir taarruz için Yenice'ye sevk edilmiştir.