Anadolu'nun Tarih ve Doğa Hazinesi: Akarçay Nehri
İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan ve Akarçay Havzası'na ismini veren Akarçay Nehri (tarihsel adıyla Kokarçay), sularını Eber Gölü'ne ulaştıran son derece önemli bir su yoludur. Toplam 424,8 kilometre uzunluğu ve 7.605 kilometrekarelik geniş havza alanı ile bölgenin en hayati akarsularından biri olan nehir, yaklaşık 900 metre rakımdaki Araplı deresi (Aksu Deresi) kaynağından doğup, 967 metre rakıma sahip olan Eber Gölü'ne dökülmektedir.
Antik Çağlardan Günümüze Tarihsel Miras
Akarçay Nehri, kadim Anadolu medeniyetlerinin ayak izlerini taşımaktadır. Hitit metinlerinde adı geçen ve uzun yıllar boyunca Büyük Menderes Nehri olduğu düşünülen tarihsel Aştarpa ırmağının, bazı akademisyenlerin araştırmalarına göre aslında Akarçay Nehri'ne karşılık geldiği belirtilmektedir. Bu yönüyle nehir, antik coğrafyanın aydınlatılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca nehrin üstünde Selçuklular devrinden miras kalan ve günümüze kadar ulaşan tarihi Altıgöz Köprüsü konumlanmaktadır.
Nehrin Kolları ve Coğrafi Akış Özellikleri
Akarçay'ın ana su kaynağını Aksu Deresi (Araplı deresi) oluşturur. Akış boyunca kuzeyden gelen Seyitler Çayı (Kuruçay) ve Çayözü Deresi suları ile güney yönünden katılan Kali Çayı suları nehre katılır. Nehrin akış rejimi oldukça düzensizdir. Çevresinin yüksek dağlarla çevrili olması sebebiyle denizlerin nemli ve ılıman havasından yoksun kalan İç Anadolu iklimi, nehrin su miktarının ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimlerinde dramatik biçimde farklılaşmasına neden olmaktadır. Günümüzde küresel ısınma ve bilinçsiz tarımsal sulama faaliyetleri, bu değerli su kaynağı ile göller, barajlar ve göletlerin doluluk oranlarını tehdit etmektedir.
Edebiyattaki Yeri ve Doğal Yaşam
Büyük Türk şairi Nâzım Hikmet, ünlü eseri Kuvay-i Milliye Destanı'nda Akarçay'dan bahsetmiştir. Destanda Akarçay'ın Dereboğazı’ndaki değirmenleri döndüren gücünden, sularındaki kılçıksız yılan balıklarından ve Yedişehitler kayasının gölgesindeki sakin akışından söz edilir. Boyları bir ila bir buçuk insan boyuna ulaşan eflatun, kırmızı ve beyaz haşhaş çiçeklerinin arasından süzülerek giden nehir; Konya tren hattı rotası boyunca Büyükçobanlar köyünü solda, Kızılkilise'yi ise sağda bırakarak akmaktadır.