Ankara'nın Gölbaşı ilçesine bağlı bir mahalle olan Ahiboz, antik dönemlerden modern cumhuriyet yıllarına uzanan son derece zengin ve köklü bir geçmişe sahiptir. Bölgenin en eski izleri Galatlar dönemine kadar uzanmaktadır. Galat dönemi yerleşimlerinden biri olan 'Rosolodiaco' şehrinin bu bölgede kurulu olduğu tahmin edilmektedir. Galatlar tarafından kullanılan ulaşım yollarının bir güzergahı buradan geçmiş, ardından antik Roma yolu (Via Taura) olan ve Hristiyanların güneye giden ikinci hac yolu kolunu oluşturan güzergah da aynı hattı kullanmıştır. Mahalle sınırları içerisindeki 'Taşyol' mevkisinde yapılan araştırmalarda antik Roma yolunun kalıntılarına rastlanmış ve Roma döneminde her 1485 metrede bir dikilen tarihi mil taşı bulunmuştur. Bu antik yol, Bizanslılar tarafından da aynen kullanılmıştır.
Selçuklu ve Osmanlı Dönemi Gelişmeleri
Selçuklular döneminde Oğuz-Türkmen boylarının Ankara ve çevresine yerleşmesi üzerine bu bölge Karacadağ Nahiyesi idari birimine, daha sonraki yıllarda ise Haymana kazasına bağlanmıştır. Selçuklu Hanedanı döneminden itibaren köyün bulunduğu yerde doğrudan bir yerleşim yapıldığına dair kesin bir bilgiye ulaşılamamış olsa da, 'Ahiboz' ismi bu bölgenin bir ahi büyüğünün tımar arazisi olabileceği kanaatini son derece kuvvetlendirmektedir. Osmanlı Dönemi'nde ise bölge özellikle 19. yüzyılın ortalarında büyük bir göç hareketliliğine ev sahipliği yapmıştır.
Kırım Göçü ve Nogay Türklerinin İskanı
1853-1856 yılları arasında Osmanlı ve Rus İmparatorluğu arasında gerçekleşen kanlı Kırım Harbi sonrasında, yenilgiye uğrayan Osmanlı topraklarına Kırım ve Kuzeybatı Kafkasya'dan yoğun bir göç dalgası başlamıştır. Bu göç kafileleri arasında yer alan göçebe Nogay kabilelerinin Canıbuyluk (Comboyluk) koluna mensup 150 hanelik bir grup Ahiboz bölgesine iskan edilmiştir. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivlerinde yer alan 28 Aralık 1872 (27 Şevval 1289) tarihli vakfiye kaydına göre, Ankara'dan güneye yapılan yolculuklarda konaklama noktası olan bu yerde göçmenler kendi imkanlarıyla beş vakit namaz kılınan bir mescit inşa etmişlerdir. Civarda cuma namazı kılınacak başka cami bulunmadığı için köylüler, Sultan Abdülaziz'den cuma namazı kılınabilmesi amacıyla izin talebinde bulunmuşlardır.
Cumhuriyet Döneminden Günümüze Ahiboz
1935 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'nin soydaşları için Bulgaristan ve Romanya ile yaptığı anlaşmalar sonucunda Türkiye'ye gelen göçmenlerin bir kısmı da bu topraklara yerleştirilmiştir. Ahiboz, 2004 yılında yürürlüğe giren 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamında köy tüzel kişiliğini kaybederek mahalleye dönüşmüştür. Önce Karagedik Belediyesi sınırlarına dahil edilmiş, 2008 yılında bu belediyenin kapanmasıyla Gölbaşı ilçesinin resmi bir mahallesi haline gelmiştir. Ankara il merkezine 40 km, Gölbaşı ilçe merkezine 20 km mesafede bulunan mahallede içme suyu, doğalgaz ve kanalizasyon altyapısı mevcuttur. Ayrıca Karakayalar mevkii ağaçlandırılarak mesire alanı haline getirilmiş, bu alana bir Atatürk büstü ve büyük bir bayrak direği yerleştirilmiştir.