Ağrı, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde, Yukarı Murat-Van Bölümü'nde yer alan kadim bir sınır ilidir. Adını sınırları içerisinde bulunan ve 5.137 metre yüksekliği ile Türkiye'nin en yüksek dağı olan efsanevi Ağrı Dağı'ndan almaktadır. Coğrafi olarak doğusunda İran, kuzeyinde Kars, kuzeybatısında Erzurum, güneybatısında Muş ve Bitlis, güneyinde Van ve kuzeydoğusunda Iğdır ile çevrili olan il merkezinin denizden yüksekliği 1.640 metredir. İlin rakımı en yüksek ilçesi ise 1.933 metre ile Diyadin'dir. Tarihsel gelişim sürecinde Ağrı, 1834 yılında bucak, 1869 yılında ilçe statüsü kazanmış ve cumhuriyetin ilanından sonra, 1927 yılında il olmuştur.
Medeniyetlerin Geçiş Kapısı ve Kadim Urartu Dönemi
Orta Asya'dan gelen kavimlerin Anadolu'ya girişleri sırasında önemli bir geçiş noktası oluşturan Ağrı, tarih boyunca birçok medeniyete sahne olmuştur. Hititlerin bölgedeki güçlerini yitirmelerinin ardından, MÖ 1340 ile MÖ 1200 yılları arasında Hurriler bu topraklara yerleşmiştir. Ancak bölgedeki en köklü uygarlığı şüphesiz Urartular kurmuştur. Urartu Kralı İspuini döneminde (MÖ 825 - MÖ 810) seferlere başlanmış, Kral Menua döneminde (MÖ 810 - MÖ 786) ise bu akınlar daha da ağırlık kazanmıştır. Kuzeye ve kuzeydoğuya giden yollar üzerinde inşa edilen kaleler, bu seferlerin önceden planlandığını göstermektedir. Ağrı Dağı'nın yamaçlarında, Karakoyunlu ve Taşburun köyleri arasında keşfedilen Urartu yazıtı, Kral Menua'nın bu bölgedeki egemenliğinin en kesin kanıtı durumundadır. MÖ 712 yılında Kimmerler Ağrı'da geçici bir hakimiyet kurmuş, ardından Asur Devleti'nin yıkılmasıyla yayılma sürecine giren Medler (MÖ 708 - MÖ 555) bölgeyi topraklarına katmıştır.
Perslerden Osmanlı İmparatorluğu'na Uzanan Tarih
Medler'in yıkılmasıyla birlikte Pers egemenliğine giren bölge, Büyük İskender'in Pers Kralı III. Darius'u MÖ 331'de yenerek Anadolu'yu ele geçirmesine kadar yaklaşık iki yüzyıl Pers idaresinde kalmıştır. İskender'in ölümüyle oluşan boşlukta Ermenistan Krallığı bölgeyi ele geçirmiş ve Doğubayazıt ile Murat Nehri dolaylarına yerleşmiştir. Daha sonra Arsaklılar ve Artaksiad hanedanlıklarının yönettiği topraklar, Halife Osman zamanında İslam orduları tarafından fethedilmiştir. 872 yılına kadar Abbasilerin, ardından Bizans'ın kontrolüne geçen Ağrı, 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi sonrasında Türk boylarının akınına uğramıştır. Yaklaşık bir asır Ahlatşahlar Beyliği sınırlarında kalan bölge; Ani Atabegleri, Cengizliler, İlhanlılar ve Celayirilere ev sahipliği yapmıştır. İlhanlılar bazen kurultaylarını Ağrı Dağı eteklerinde düzenleyerek Anadolu ve İran'ı buradan yönetmişlerdir. 1393'te Timur'un, ardından Karakoyunlu ve Akkoyunluların yönettiği topraklar, 1514 Çaldıran Muharebesi sonrası Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.
İsimlerin Değişimi ve Ararat İnanışı
Tarih boyunca pek çok farklı isme bürünen il, Osmanlı döneminde Türkçe kaynaklarda Şorbulak olarak anılmıştır. Ermenilerin egemenliğinde ise bölgeye Karakilise adı verilmiştir. Cumhuriyet döneminde, Kâzım Karabekir Paşa zamanında Karakilise ismi değiştirilerek Karaköse olarak adlandırılmıştır. Nuh Tufanı ile ilişkilendirilen ve Tevrat’ta adı geçen kutsal Ararat Dağı ile Ararat ülkesinin Ağrı ve çevresi olduğuna inanıldığından, Batılılar da Ağrı’ya Ararat demektedir. Sınırları içinde Türkiye'nin en yüksek zirvesini barındıran Ağrı, sekiz ilçesi ve zengin tarihi kalıntılarıyla bölgenin en dikkat çekici merkezlerinden biridir.