Acıgöl'ün Genel Özellikleri ve Konumu
Acıgöl (Çardak Gölü), Afyonkarahisar ve Denizli il sınırları içerisinde yer alan tektonik bir göldür ve B Sınıfı Sulak Alan olarak koruma altındadır. Gölün deniz seviyesinden yüksekliği 842 metre olup, derinliği mevsimsel olarak değişmekle birlikte 150 santimetre ile 210 santimetre arasındadır. Denizli yönünde Çardak ilçesi ile Afyon yönünde Dazkırı ilçesi arasında konumlanan Acıgöl'ün yaklaşık 20 kilometrekarelik alanı Afyon ili içerisinde kalmaktadır. 41,34 kilometrekare ile 41,5 kilometrekare arasında değişen yüzölçümüyle Denizli ilinin en büyük gölü olma özelliğini taşımaktadır.
Ekonomik Önemi ve Sodyum Sülfat Potansiyeli
Acıgöl, Türkiye'nin tek, dünyanın ise ikinci büyük temiz ve doğal sodyum potansiyeline sahip kapalı havzasıdır. Ülkemizdeki sodyum sülfatın %98'i doğal kaynaklardan elde edilmekte ve bu miktarın %90'ı doğrudan Denizli'deki Acıgöl'den sağlanmaktadır. Göl yatağındaki jips ve tuz katmanları, tuzlu su ortamında oluşan mikroorganizmalar ve yataktaki sülfür bakterilerince ayrıştırılarak mirabilit cevheri şeklinde sodyum sülfata dönüşmektedir. Gölden elde edilen tuz, potasyum, sodyum ve sülfat gibi hammaddeler; kâğıt, cam, deterjan, tekstil ve benzeri sanayilerde kullanılmak üzere çevredeki işletmeler tarafından değerlendirilmektedir.
Zengin Canlı Hayatı ve Endemik Türler
Doğal bir yaşam alanı olan Acıgöl ve çevresinde, 20 familyaya ait 176 kuş türü tespit edilmiştir. Gölün en dikkat çekici biyolojik özelliği ise dünyada ender bulunan Dişli Sazancık (Aphanius transgrediens) balığının yalnızca bu gölde yaşamasıdır. Dişli sazancıklar, göle güneyden dökülen 20-25 kaynaktan sadece 1-2 tanesinde yaşamaktadır. Göle sonradan bırakılan sivrisinek balıkları (Gambusia holbrooki), dişli sazancıkların yavru ve yumurtalarını yiyerek alan ve besin rekabetine girmektedir.
Karşı Karşıya Kalınan Çevre Sorunları
Son yıllarda çevre evlerden kaynaklı atıklar ve bölgedeki fabrikaların üretim faaliyetleri, sucul yaşamı olumsuz etkilemekte ve göl çevresindeki canlı çeşitliliği ile sayısında düşüşe yol açmaktadır. Küresel iklim değişikliği ve havzadaki sıcaklık artışı ile yağış azlığı da gölü tehdit etmektedir. 1970 yılında 160 kilometrekare olan göl alanı, 2008 yılında 50 kilometrekareye kadar düşmüştür. Gölün çekildiği bölgelerde tuz ve kum açığa çıkmış, bu durum Başmakçı'nın batısı, Çardak'ın doğusu ve Yüreğil çevresinde kurak bölgelere özgü toz fırtınalarının görülmesine yol açarak meyve bahçelerine, tarım alanlarına ve bitki örtüsüne zarar vermiştir.