Kastamonu ilinin Karadeniz kıyısında yer alan beş ilçesinden biri olan Abana, yemyeşil tabiatı, yaklaşık 6 kilometrelik kumsalları ve zengin geçmişiyle bölgenin en popüler turizm merkezidir. Yüzölçümü 28 kilometrekare olan bu şirin ilçenin deniz seviyesinden yüksekliği ise ortalama 14 metredir. Kış aylarında 3.000 civarında olan nüfusu, yaz döneminde doğaseverlerin ve tatilcilerin akınıyla 15-20 bin seviyelerine ulaşmaktadır. Kastamonu il merkezine 98 kilometre mesafede konumlanan Abana, deniz ile dağ arasındaki mesafenin sadece 100 metre olması sayesinde son derece temiz ve taze bir havaya sahiptir.
Abana'nın Tarihi ve Aiginetes Antik Kenti
İlçenin tarihi kökleri antik dönemlere kadar uzanır. Abana merkezinin yaklaşık 3 kilometre doğusundaki sahilde yer alan Hacıveli mevkisinin, antik dönemdeki Aiginetes (Αίγινήτης) yerleşim yeri olduğu kabul edilmektedir. Bizanslı coğrafyacı Stefanos burayı "Poliksenon" olarak adlandırmış, Romalı tarihçi Flavius Arrianus ise seyahat notlarında Abonouteikhos (İnebolu) ile Aiginetes arasında 150 stadialık (yaklaşık 28 kilometre) bir mesafe bulunduğunu belirtmiştir. Karadeniz'e dökülen Ezine Çayı antik dönemde Aiginetes ve Ekinetes adlarıyla anılmıştır. Fransız coğrafyacı Jean-Baptiste Bourguignon d'Anville'nin 1791 tarihli haritasında "Ghinue" adıyla gösterilen yerleşim, seyyahlar tarafından "Apana" olarak da adlandırılmıştır.
Osmanlı Dönemi ve İdari Gelişim
Osmanlı Dönemi'nde 1487 yılında yapılan tahrirde yerleşim, Devrekani kazasının Sahil Kinyoli Divanına bağlı 23 haneli küçük bir köy olarak kaydedilmiştir. 1882 yılında nahiye statüsü kazanan Abana, 1896 yılı Kastamonu Vilâyet Salnâmesi'nde Aşağı Abana ve Yukarı Abana olmak üzere iki köy halinde geçmektedir. Cumhuriyet döneminde 1945 yılında ilçe yapılan Abana, 1953 yılında ilçe merkezinin Bozkurt'a taşınmasıyla geçici olarak bu statüsünü kaybetmiş; ancak 1968 yılında 10 köyüyle birlikte yeniden bağımsız bir ilçe konumuna getirilmiştir.
Abana'da Yapılacak Popüler Aktiviteler ve Kültür
Doğa sporları ve trekking tutkunları için dağ içindeki yürüyüş alanları başta olmak üzere çok sayıda parkur sunan ilçede, Temmuz ve Ağustos ayları denize girmek için en elverişli dönemdir. Her yıl Temmuz ayının son haftasında düzenlenen ve 3 gün süren geleneksel Deniz Şenlikleri, kültürel etkinliklere ve ünlü sanatçıların konserlerine sahne olur. Ziyaretçiler Harmeson bölgesindeki 500 yıllık tarihi Anıt Çınarları görebilir, Hacıveli Kanyonu'nda yürüyüşe çıkabilir veya Bakacak Tepesi ile Abana Seyir Terası'ndan denizin eşsiz manzarasını seyredebilirler. Hacıveli'de gün batımını izlemek ve limanda güneşin doğuşuna tanıklık etmek de buradaki unutulmaz deneyimler arasındadır. Son olarak, seyahatinizi yöresel lezzetlerden olan kulaklı makarna ve kaşık helvası tadımıyla taçlandırabilirsiniz.