1268 Kilikya Depremi ve Tarihsel Önemi
1268 yılında meydana gelen ve Kilikya Depremi olarak anılan bu afet, Anadolu coğrafyasının kaydettiği en ölümcül depremlerden biridir. Tahminlere göre 7.0 ile 7.9 büyüklüğü arasında gerçekleşen depremin maksimum şiddeti VIII (Yıkıcı) olarak belirlenmiştir. Bu büyük sarsıntı; Kilikya Ermeni Krallığı başta olmak üzere İlhanlılar, Antakya Prensliği ve Anadolu Selçuklu Devleti gibi dönemin bölgedeki önemli devletlerinin sınırlarını ve yerleşim alanlarını derinden etkilemiştir.
Depremin Merkez Üssü ve Adana'daki Büyük Yıkım
Depremin merkez üssünün Adana şehrinin kuzeydoğusu olduğu ve o zamanki adıyla Sis (günümüzde Kozan) bölgesinde gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Deprem günü bölge halkı günlük rutin işlerini yaparken beklenmedik, korkunç bir ses duyulmuş ve ardından gelen şiddetli sarsıntılarla Adana ve çevresi büyük bir yıkıma uğramıştır. Şehirdeki evlerin neredeyse tamamı tamamen yıkılmış ve depremi yaşayan insanlar kıyametin koptuğunu düşünmüştür.
Deprem Sonrası Gelişen Felaketler: Yangın, Tsunami ve Ulaşım Yollarının Yıkılması
Sarsıntıların hemen ardından bölgede büyük yangınlar ve tsunami de meydana gelmiştir. Depremin yarattığı tahribat Adana'ya giden tüm yolları yerle bir ettiği için, enkaz altından kurtulmayı başaran hayatta kalanlar şehirde hapsolmuştur. Dış dünyayla bağlantının tamamen kopması nedeniyle enkazdan sağ çıkan pek çok insan; açlık, susuzluk ve benzeri olumsuz koşullar sebebiyle hayatını kaybetmiştir.
Ziyaret ve Ulaşım Bilgileri
1268 yılında gerçekleşen bu yıkıcı deprem tarihi bir afet olduğundan, kaynak metinde günümüze ait herhangi bir modern turizm altyapısı, ziyaret edilecek özel bir kalıntı alanı veya güncel yol tarifi/ulaşım bilgisi bulunmamaktadır. Tarihsel olarak depremin yıkıcı etkileri ve 60.000'den fazla can kaybına yol açan trajik sonuçları ön plandadır.