Kurban Vekaletinde Doğru Yol: Diyanet Usulleri Netleşti
2026 Kurban Bayramı'na yaklaşırken kurbanını bizzat kestiremeyecek milyonlarca vatandaş vekâlet usulüne yöneliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın onayladığı bu yöntemde sözlü, yazılı ya da telefonla verilen vekâlette hangi ifadelerin kullanılması gerektiği netleşti.

2026 Kurban Bayramı'na günler kala, kurban ibadetini bizzat yerine getiremeyen milyonlarca vatandaş kasabına, bir yakınına ya da çeşitli kurumlara vekâlet vermeyi planlıyor. Bu dönemin en çok araştırılan soruları ikiye indirgeniyor: 'Kurban vekâleti nasıl verilir?' ve 'Telefonla verilen vekâlet geçerli mi?' Diyanet İşleri Başkanlığı'nın onayladığı usullere göre yanıtlar netleşti.
Vekâlet Hangi Yollarla Verilebilir?
İslam hukukuna göre kişi, kurbanını bizzat kesebileceği gibi güvendiği birine vekâlet vererek de kestirebiliyor. Diyanet kaynaklarına göre bu yetkilendirme sözlü, yazılı, telefonla ya da diğer iletişim kanalları üzerinden yapılabiliyor. Bir araya gelmeye gerek yok; tek zorunlu koşul, kurban sahibinin karşı tarafı açık ve net biçimde yetkili kılması.
Geçerli Vekâlet İçin Kullanılacak İfadeler
Vekâlette kullanılacak ifadeler de belirlenmiş durumda. Kurban sahibinin yetkili kılacağı kişiye "Kurbanımı kesmen için seni vekil tayin ettim. Kurbanımı benim adıma kesebilir misin?" diyerek rızasını ortaya koyması; karşı tarafın ise "Kurban kesimi konusunda vekâleti kabul ettim" ifadesiyle bu yetkiyi resmen üstlenmesi gerekiyor. Bu iki adım tamamlandığında vekâlet dinen geçerli sayılıyor.
Kurumsal Organizasyonlarda Vekâlet
Dernekler, vakıflar ve profesyonel kesim organizasyonları aracılığıyla gerçekleştirilen kurbanlarda da aynı usul geçerli. Diyanet'in bu prosedürü onaylamasındaki temel amaç, ibadeti sakata uğratmadan tamamlamak; bu tür yapılarda vekâlet hem yaygın hem de ibadet açısından kabul görmüş bir yöntem olarak öne çıkıyor.
Vatandaşların dikkat etmesi gereken esas nokta: vekâlet sürecinde muğlaklığa yer bırakmamak. Belirsiz ya da eksik ifadeler ibadetin geçerliliğini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle hem vekâlet veren hem de kabul eden tarafın üstüne düşeni eksiksiz yerine getirmesi gerekiyor. Vekâletin biçiminden bağımsız olarak — sözlü de olsa, telefonla da — her iki tarafın rızasının açık olması belirleyici.

