Bakan Akın Gürlek: FETÖ ile Mücadele 10. Yılında Sürüyor
Adalet Bakanı Akın Gürlek, FETÖ ile mücadele kapsamında yürütülen çalışmaları anlattı. Bakan Gürlek, örgütün yeni nesil casusluk şebekesi olduğunu belirtti.

Türkiye'de FETÖ ile mücadele kapsamında yürütülen yasal süreç, örgütün darbe girişiminin ardından 10. yılında da kararlılıkla devam ediyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, SABAH Gazetesi'ne verdiği özel röportajda, terörle mücadeledeki son rakamları ve güncel operasyonları açıkladı. Gürlek, yürütülen bu mücadelenin sadece polisiye önlemlerden ibaret olmadığını, aksine bir "Büyük Devlet Arınması" niteliği taşıdığını belirtti.
"Yeni Nesil Casusluk Şebekesi" Analizi
Bakan Gürlek, FETÖ/PDY'nin klasik terör örgütlerinden oldukça farklı bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Yapılan değerlendirmeye göre örgüt, devleti dışarıdan silah zoruyla doğrudan hedef alarak yıkmaya çalışmıyor. Aksine, devletin kendi gücünü ve yasal mekanizmalarını yine devlete karşı kullanmayı amaçlıyor. Gürlek, bu sinsi yapılanmayı "yeni nesil casusluk şebekesi" olarak tanımladı.
Örgütün dini değerleri istismar ettiğini aktaran Gürlek, bağımsız "mahrem hücreler" şeklinde gizli gruplar kurulduğunu bildirdi. Yapının, "takiyye ve renklendirme" adını verdiği çift kimlikli yaşam tarzını kurumsal bir ilke haline getirdiği kaydedildi. Gürlek, örgütün silahlı kapasitesini darbe teşebbüsüne kadar bürokrasi, istihbarat, yargı ve ordu içine sızarak gizlediğini vurguladı.
Küresel Finans ve Siyasal Casusluk Tehdidi
FETÖ'nün dünya genelinde 160'tan fazla ülkede kurduğu okul, vakıf ve dernekler aracılığıyla büyük bir mali derinlik sağladığı belirtildi. Bakan Gürlek, örgütün devletin en mahrem noktalarından elde ettiği hassas verileri yabancı istihbarat servislerine açtığını dile getirdi. Gürlek, kendi ülkesinin gizli bilgilerini küresel güç odaklarına sunan bu organizasyonu "Siyasal ve Askeri Casusluk" olarak nitelendirdi.
Hukuki makamlarca ortaya konan tespitlere göre, örgütün nihai amacı anayasal nizamı tamamen yıkarak totaliter bir rejim kurmaktır. Gürlek, bu amaç doğrultusunda yıllarca özellikle gençlerin hedef alındığını ve büyük bir insan kaynağı devşirildiğini ifade etti. Yapının, hizmet ve burs vaatleri gibi dini veya dünyevi argümanlarla inanç istismarı yaptığı aktarıldı.
Özellikle dar gelirli ailelerin zeki çocuklarının "Altın Nesil" yalanıyla kandırıldığı belirtildi. Gerçek dışı anlatılarla sorgulama yeteneği felç edilen bu gençlerin adeta iradesiz robotlara dönüştürüldüğü kaydedildi. Örgütün dünyevi boyutta ise "soru hırsızlığı" gibi yöntemlerle emek hırsızlığı yaptığı ve üyelerini haksız kamu kariyerleriyle kendine bağımlı kıldığı paylaşıldı.
Mücadele Son Kripto Unsur Temizlenene Kadar Sürecek
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 15 Temmuz gecesinde 252 vatandaşın şehit olduğunu ve 2 bin 740 kahramanın gazi olduğunu anımsattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın milletin gücüne dair vurgusunu hatırlatan Gürlek, bu iradenin meydanlarda yankılandığını ifade etti. Gürlek, örgüt elebaşının 20 Ekim 2024 tarihindeki ölümünün tehdidin bittiği anlamına kesinlikle gelmeyeceğini belirtti.
Örgütün günümüzde yeni temas noktaları oluşturmaya çalıştığına dikkat çeken Gürlek, operasyonların durmaksızın devam edeceğini söyledi. Hukuk mücadelesinin en kararlı şekilde sürdürüleceği ve devlet organlarındaki arınmanın tamamlanacağı vurgulandı. Adalet Bakanı Gürlek tarafından aktarılan bu kararlı duruşun, örgüt tamamen tasfiye edilene kadar korunacağı ifade edildi.
Kaynak: Sabah
Sıkça Sorulan Sorular
Adalet Bakanı Akın Gürlek FETÖ'yü nasıl tanımlamaktadır?
Bakan Gürlek, FETÖ'yü devletin kendi gücünü ve yasal mekanizmalarını yine devlete karşı kullanmayı amaçlayan "yeni nesil casusluk şebekesi" ve devletin mahrem bilgilerini küresel güç odaklarına sunan bir "Siyasal ve Askeri Casusluk" organizasyonu olarak tanımlamaktadır.
Örgüt elebaşının 20 Ekim 2024 tarihindeki ölümü mücadeleyi nasıl etkileyecektir?
Örgüt elebaşının ölümü tehdidin bittiği anlamına gelmeyecektir. Örgütün günümüzde yeni temas noktaları oluşturmaya çalıştığı belirtilirken operasyonların durmaksızın devam edeceği ve devlet organlarındaki arınmanın tamamlanacağı vurgulanmıştır.
FETÖ'nün insan kaynağı devşirirken ve üyelerini kendine bağımlı kılarken kullandığı yöntemler nelerdir?
Örgüt, hizmet ve burs vaatleri gibi dini veya dünyevi argümanlarla inanç istismarı yapmış, zeki çocukları "Altın Nesil" yalanıyla kandırmış ve dünyevi boyutta "soru hırsızlığı" gibi yöntemlerle emek hırsızlığı yaparak üyelerini haksız kamu kariyerleriyle kendine bağımlı kılmıştır.
